Van'ın binlerce esnafı dünyaya açılırken, o kapıyı aralayan el Necdet Takva'nın olsun — bir maket değil, bugün telefonunuzda canlı çalışan bir eser.
Seçim afişleri birkaç haftada yağmurla dökülür, broşürler çöpe gider. Oysa Van çarşısının kepenkleri her sabah yeniden açılır. Şehrin Dijital Meydanı, o günlük hayata kalıcı bir dokunuştur: dönercisinden kahvaltıcısına, ciğercisinden pastanesine her esnaf; on bir dilde okunan, telefonla bir dokunuşta açılan modern bir vitrine kavuşur. Esnaf tek kuruş ödemez — kazanan doğrudan odur.
Necdet Takva hami olur: esnafın dijitalleşmesine öncülük eden isim olarak esere adını koyar; tek kuruşluk yük esnafın sırtına binmez.
Her işletme kendi vitrinine kavuşur: QR masaya konur, telefonla okunur; menü, fiyat, konum tek dokunuşta açılır.
Menü on bir dilde konuşur: Türkçeden Farsçaya, İngilizceden Arapçaya; İran'dan, sınırdan gelen misafir kendi dilinde okur.
Her ekranın altında vakur tek satır: «Bu dijital menü, Necdet Takva'nın katkılarıyla Van esnafına armağandır.»
Çarşı büyüdükçe eser büyür: bir dönercinin vitrininden başlar, mahalle mahalle bütün Van'a yayılır.
Aşağıdaki menüler şu anda yayında. Dokunun, QR'ı okutun — kendi gözünüzle görün.
Her ışık bir işletme; her sitenin bağı bu meydana döner, projenin dijital otoritesi her gün büyür.
Seçili bir cadde/ilçenin esnafı dijital vitrinine kavuşur; hami kredisiyle ilk ekranlar Van'da yanmaya başlar.
Yüzlerce kahvaltı salonu, dönerci, ciğerci ve pastane on bir dilde menüsüyle turizme açılır; Akdamar'a gelen misafir çarşıyı kendi dilinde okur.
İşletmeye özel vitrinler menü verisinden otomatik üretilir; Van ticareti tek meydanda buluşur, Necdet Takva'nın imzası her vitrinde kalıcılaşır.
Akdamar'ın taşından Van kahvaltısının bereketine; bu şehrin mirası artık dünyanın telefonunda. Van dijitalleşiyor — hep birlikte.